9 Nisan 2009 Perşembe

Papatyalar ağlar mı?





PAPATYALAR AĞLAR MI Çok küçüktüm onu tanıdığımda. Kimi zaman büker boynunu, hüzünlenir kimi zaman içine kapanır, gizemlidir. Sevinçlidir kimi zaman da. Açılır saçılır neşe verir etrafa. Çok mutludur. Kimden mi bahsediyorum? Papatyadan tabi ki... Hani gençliğimizin baharında bize öteki yüzünü gösteren sırdaşımız, arkadaşımız, ümitlerimiz olan papatyadan... Seviyor... Sevmiyor... Derken bize yaranabildi mi sanki? Yolup yolup bir kenara atmadık mı? Kimi zaman kızmadık mı, küsmedik mi? Sevdiğimizin bizi çok sevdiğini söylediğini söylerken başımıza taç etmedik mi? Önde olan hep hep bizim duygularımızdı. Ama o bize hiç küsmedi, kırılmadı. Vefasını hiç esirgemedi. Üstelik hep gülümsedi boyun bükerek önümüzde. Onun da ağlayabileceğini hiç düşündünüz mü? Yağmur dışında papatyaları sulayan nedir sizce? Tabi ki gözyaşlarıdır. Papatyaların kendi gözyaşları. Bu gözyaşlarını farkedenler de, çiçek ruhundan anlayan duyarlı ve hassas kimselerdir. Güneşin doğuşunu, doğanın uyanışını hepimiz izlemişizdir... Kurtlar, kuşlar ve çiçekler de uyanır güneşle birlikte. Tabi bir de bizim Papatya... Ama Bayan Papatya, herkesten gizlediği dertlerini, kederlerini, hüzünlerini üzerinden atıp, çevreye neşeli görünme çabasındadır. Ağlamak, rahatlamak ister. Üzerindeki çiğ taneleri gözyaşı olmuştur ona... Ağla papatya... Ne olur sıkma kendini... Koyver gitsin gözyaşlarını... Ağla..... Siz hiç ağlayan papatya gördünüz mü? Çiğ tanelerinin papatyanın beyaz yaprakları arasından süzülmesi neye benzer bilir misiniz? Tabi ki çok özel bir hanımın uzun kirpikleri arasından dökülmeye çalışan gözyaşlarına... Eğer bu anı, siz de görseydiniz eminim ki etkisinden hiç kurtulamazdınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder